5 Mayıs 2007 Cumartesi

Direkten dönmek

Hayatta hiç başınızın büyük bir belaya girdiği ve bir anda o kötü durumdan sizin kontrolünüz dışında kurtulduğunuz oldu mu?

http://www.cartoonstock.com/directory/r/relieved.asp

20 Nisan 2007 Cuma

This is my homepage, I kiss you !!!

Internet'in en büyük fenomenlerinden Mahir Çağrı'yı hatırlarsınız. Burada kendisinin hangi cümlesini alıntılasam diğer vecizelerine haksızlık olur.
Wikipedi'den öğrendiğim kadarıyla Mahir, Borat karakteriyle kendisini taklit ettiğini düşündüğü Sacha Baron Cohen'den bir özür bekliyormuş.
Boşver Mahir, sen kafana takma onları, taklit aslını yüceltir. Biz senin tek gecelik bir internet starından öte bir insan olduğunu biliyoruz.

Dünyanın gelmiş geçmiş ikinci en popüler internet fad'i olan Mahir Çağrı Amerika turnesinde.

Cuma öğleden sonra

Bir haftalık izne geldim. İstanbul güzel havalarda tabi ki çok hareketli. Hafta içi hiçbir işim olmadan sokaklarda gezmek beni yabancılaştırsa da hoşuma gitti. Ben de bir turist gibi girdim bir internet cafe'ye. Taksim Talimhane'nin girişinden meydanı seyrettim. Bir de çay söyledim, oh mis gibi.

8 Nisan 2007 Pazar

Dedem

Çok titiz adamdır dedem. Adı Cemal'dir. Ama size soyadını söyleyemem. Çünkü söylersem banka hesaplarımı boşaltabilirsiniz.
Bir gün, herhalde 8 yaşında falandım, dedeme dedim ki: dede, bu sabunla herkes elini yıkıyor, mikroplar elden ele başkasına geçmiyor mu? O zamanlar sıvı sabunlar bu kadar yaygın değildi ve bizim de bildiğimiz tek sabun katı sabundu. Dedem sorumu şöyle cevaplamıştı: olur mu oğlum, sabunda mikrop yaşayamaz...
Üç sene önce dedemlere gittiğimizde baktım o da sıvı sabunlardan almış, koymuş lavaboya. Hemen sebebini sordum, bizimki dedi ki: katı sabunla sağlıklı olmuyor, herkes aynı sabunu kullanınca :-)
O tabi ki ben çocukken bana söylediklerini hatırlamıyor. Ama muhtemelen bize çaktırmasa da kendisi de hoşlanmıyordu katı sabunlardan.
İşte dede olmak böyle bir şey.

31 Mart 2007 Cumartesi

Katlanır köprü

www.heatherwick.com --> Köprü hidrolik pistonlarla katlanıp top haline geliyor.

Aklıma Thyssen'in özel tasarım asansör ve yürüyen bantları (travelator) geldi. Bunu araştırıp yeni bir bahiste açıklayacağım.

30 Mart 2007 Cuma

is it wicked not to care?

Burada dura dura gamsız oldum a dostlar. Hiç bi şeye kafamı
takmıyorum. Beynimi kullanmadığım için endişe hissi de tedavülden
kalktı..
Aslında fena da olmadı, azar işitiyom, emredersinz diyip geçiyom.
Görürsem sölerim.
Saol!
Ş:48+6

27 Mart 2007 Salı

Askeri Terimler Sözlüğü

Askerler arasında bazı sözlerin özel anlamları var, kaba saba ve küfürlü olanları bi yana bırakalım... eee... ya da dur ya bırakmayalım çok komikler var arada... :)

Borusun: iyi yerde askerlik yapıyorsun, hep yatıyorsun (boru gibi)

Takmak: daha önce teskere alacak olmak
örn: -Sana beş gün takıyorum.
-Sana taktığım kadar askerliğim kalmadı.
-Sana taktığım kadar gözyaşım kalmadı.

Kep, kepaltı, üst devre, alt devre, çömez, torun vs.. Bunların hepsi farklı tertipleri ifade ediyor. Yani mesela bir adam 86'ya 1 ise;
6/2 bu adamın alt devresi,
6/3 çömezi,
6/4 torunu,
7/1 ise bileti oluyor, çünkü onlar gelince üst devrenin askerliği bitiyor ve evine gidiyor.

7/2 ise mezar taşı olur, çünkü bunlar birbirini göremezler. Torun has torun ve piç torun olarak ikiye ayrılır, falan filan..

Paraflamak: Nöbet ile cezalandırmak.
örn: -Bu akşam 3-5 parafın var.

Izdırap olmak: Birine kasten baskı yaparak sıkıntı vermek.
örn: Izdırap çavuş

Poşet / pilli: Kısa dönem askerlere denir. Uzun dönem gelen astemenler için ise çuval terimi kullanılır.

Torun, torba, tombalak, baston, piston, ... : yine alt devreleri tanımlamak için.
örn: Torun toruuun, geceler uzun, ötmesin borun, öterse borun, biiiip

Yokuş yapmak: İşleri zora sokmak, sevmediği birine engel çıkartmak. Bunun örneğine tüm askerlik hayatı boyunca bolca rastlayabilirsiniz.

Bot bağlamak: askerliğe başlamak.

Çarşıyı kitlemek: Ceza olarak çarşı iznini iptal etmek.

Şafak: Terhs olmaya kalan gün sayısı. Şafak üzerine binbir türlü edebiyat yapılır.
örn: -Ses kes, şafak dinle!
-Şafak demiş cart-curt / Şafak demiş camalokko.
-Bu şafaktan sonra ben mi yapayım!

Şafak sıkıştırıyor: Askerliğin bitmesine az kala içten içe gelen bir sıkıntı, zamanın geçmemesi durumu.
örn: -N'oldu len, şafak mı kıstıryo?

24 Mart 2007 Cumartesi

A day in life

Bozuk beyaz peynir, yanık sigara böreği, beklemiş şekerli çay, ishal popo, ıslak mendil, kayıp hazine, fünyeli mayın, elyaf yorgan, künyeli gerdan.

22 Mart 2007 Perşembe

Dudak

Bugün adaçayi içerken dudagimi yaktim. Üflemek istedim ama olmadi, insan kendi dudagina üfleyemiyormus meger. Sonracima elimi u seklinde agzima tuttum, dudagimin üstünü tutturdum. Burdan aldigim ders çay içerken dikkatli olmakti.

Papa

Çok matrak bi sarki, Nekropsi grubundan: Papa.

Dinlemek için Google'a "Die Neue Papa ist Deutsch" yazip aratin.

PAPA
Die neue Papa ist Deutsch
Er ist sogar Bayerisch
Mein Papa hat gesagt
Das er ein Panzer ist

Yeni Papa Almanmis
Hem de Bavyeraliymis
Babam bana dedi ki
Panzer gibi adammis

Die neue Papa ist Deutsch
Papst Papa ist Deutsch

NEKROPSİ: Cem Ömeroglu, Cevdet Erek, Tolga Yenilmez, Kerem Tüzün